Cuma, Ekim 24, 2008

Puslu Kıtalar Atlası...


rendekar doğru mu söylüyor ? "düşünüyorum öyle ise varım" oldukça makul. fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar. düşünen bir adamı düşlüyorum. düşündüğümü bildiğim için ben varım.düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da var olduğunu biliyorum. böylece o da benim kadar gerçek oluyor. bundan sonrası çok daha hüzünlübir sonuca varıyor. düşündüğünü düşlediğim bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek ben isebir düş oluyorum.

Arka kapağı böyle olan bi kitap için daha ne dememi bekliyorsunuz...

Bir İstanbul tanımı var ayrıca ki daha önce yazılmamış;"ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve erbab-ı livata rivayet ve ilan, hikâyet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı kâinattan 7079 yıl, isa mesih'ten 1681 ve hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına konstantiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı." (s.13)...

Bir İstanbul ve Osmanlı anlatışı var ki kim takar Cermen efsanelerini(elfler,orglar) diyesi...

Hiç yorum yok: